CANLI
$USD₺49,79
€EUR₺55,81
£GBP₺66,58
🌡HAVA—

Deneyimden damıtılmış içgörüler

Blog

Satış, pazarlama, beden dili, iş güvenliği ve daha fazlası üzerine deneyimden damıtılmış içgörüler.

EKONOMİ

20 EYLÜL 2026

Pandemi Sonrası Ekonomi
ABD · Almanya · Türkiye

İlk vaka 17 Kasım 2019 yılında Çin'in Vuhan kentinde görüldü. Artan vaka sayıları ve hastalığın yayılım hızından dolayı 11 Mart 2020 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından pandemi olarak ilan edildi. DSÖ 05 Mayıs 2023 yılında pandemi sürecinin bittiğini duyurdu.

Bu süreçte DSÖ kayıtlarına göre yüz milyonları bulan korona virüs vakası tespit edilmiş ve tüm ülkelerde toplam 7.010.681 kişi hayatını kaybetmiştir. Aslında bu rakamın bildirilmeyen vakalarla birlikte 15-18 milyon civarında olduğunu da tahminlerine yansıtmıştır. Bu dönemde DSÖ rakamlarına göre Türkiye'de 17.042.722 korona virüs vakası tespit edilmiş ve 101.492 ölüm gerçekleşmiştir.

Oldukça ağır geçen pandemi dönemi ülke ekonomilerini de olumsuz yönde etkilemiştir. Güçlü ekonomiler dahi zor günler geçirmiştir. Bu yazıda ülkemizdeki ekonomik verileri değerlendirmeden, örnekleme yapabilmek için Amerika Birleşik Devletleri ile Almanya ekonomilerinin temel verilerini paylaşıp, Türkiye'nin ekonomik verilerini ve yansımalarını değerlendireceğim.

ABD pandemi döneminde 2008 krizinden sonra yaşadığı en olumsuz koşulları, hatta çok daha kötüsünü görmüştür. Hatta bazı veriler son 30-35 yılın verilerinden daha kötü çıkmıştır. Amerika ekonomisi beklemediği şoklar ile karşılaşmış işsizlik oranı son 35 yılın en yüksek rakamlarına ulaşmıştır. Tüm sektörlerde çöküntü yaşamış ve iflas oranları artmış, kurulu düzenler tamamen değişmiştir. Eğitimde uzaktan eğitim sistemi, iş dünyasında da evden çalışma modeli ortaya çıkmıştır.

ABD için pandemi dönemine ait temel ekonomik verilerden kabul edilen işsizlik oranı ve enflasyon değerlerini paylaşalım. Buna göre işsizlik oranları, 2020→%12,95, 2021→%8,62, 2022→%5,99, 2023→6,08 olarak tespit edilmiş ve kaynaklara girmiştir. Bu dönem enflasyon oranları ise 2020→%1,40, 2021→%7,00, 2022→%6,50, 2023→%3,40 olarak yayınlanmıştır.

ABD'den sonra Euro bölgesinden de Almanya'nın verilerini gözden geçirmek, kıtanın her iki ucundaki güçlü ekonomileri değerlendirmek açısından daha rasyonel ve objektif olacaktır. Buna göre Almanya'nın pandemi dönemi işsizlik ve enflasyon oranları da aşağıdaki gibi gerçekleşmiştir. İşsizlik oranları 2020→%6,30, 2021→%5,50 2022→%5,50, 2023→5,90 olarak gerçekleşmiştir. Buna karşılık enflasyon oranları ise 2020→%0,14, 2021→%3,07, 2022→%6,87, 2023→%5,95 olarak kayıtlara geçmiştir.

Bu arada pandeminin başlangıç noktası olan Çin'de ise ekonomik veriler çok daha kısa sürede toparlanma sürecine girmiştir. Abd ve Almanya'da ise ekonomik veriler 2024 yılı itibariyle hızla toparlanma sürecine girmiş, işsizlik ve enflasyon değerleri hızla düşmüş ve öngörülebilir düzeylere inmiştir. Her iki ülkede de pandemi boyunca bireysel ve ticari destekler hem bireylerin hem de işletmelerin ayakta kalmaları için güçlü şekilde uygulanmıştır. Bu destekler konusu başlı başına bir konu olduğundan daha sonra detaylandıracağım.

Bu dönemde Türkiye'deki işsizlik ve enflasyon verilerine de bir göz atalım. İşsizlik oranları Tüik verilerine 2020→%13,10, 2021→%12,00 2022→%10,40, 2023→9,40 olarak gerçekleşmiştir. Enflasyon oranları ise Tüik verilerine göre 2020→%14,60, 2021→%36,08, 2022→%64,27, 2023→%64,77 olarak kayıtlara geçmiştir.

Karşılaştırılan bu ülkelerin pandemi dönemi desteklerini ve bütçe gerçekleşmelerini ayrı bir konu başlığı olarak ele alacağım. Ancak yukarıdaki veriler ışığı altında 2026 yılı için öngörülen ABD işsizlik oranı %4,1, Almanya işsizlik oranı %4 Türkiye işsizlik oranı %8,1 olarak tahmin edilmektedir. Bu ülkelerin enflasyon oranları ise ABD %3,40, Almanya %3,10, Türkiye %28,4 olarak tahmin edilmektedir.

Ukrayna-Rusya savaşı, İsrail/ABD-İran savaşlarının dünya ekonomisine etkileri göz önüne alınarak bugün ortaya çıkan ekonomik rakamların Türkiye adına ne kadar kötü olduğunu söylemenin bir anlam ifade etmediğini belirtmek isterim. Tüm sıkıntıları ortak yaşayan bu ülkelerin, hatta enerji konusunda bizden çok daha dezavantajlı Almanya'nın ekonomik verilerini karşılaştırmak abesle iştigal gibi duruyor. Kısaca Türkiye ekonomisi sadece bu iki veri üzerinden dahi ne kadar kötü bir ekonomik politikanın uygulama alanı olduğunu göstermektedir. Enflasyonun bu kadar yüksek olmasının ana unsuru, kamu harcamalarıdır. Emeklinin ve işçinin aldığı paralarla temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı bu dönemde enflasyona sebep olma gibi bir durumu yoktur. Enflasyon aslında kamuflasyon olarak değişim göstermiştir. Yani bugün yaşanan enflasyon kamunun yarattığı enflasyondur. Bu nedenle ekonomide yaşananlar kriz değil, akut ekonomik hastalık dönemidir. Çünkü kriz anlıktır ve geçicidir. Serbest denilen ancak sabitlenen döviz kurları, sürekli yenilenen kamu yatırım ve bakanlıkların giderleri daha uzun süre bu enflasyonu yaşayacağımızın göstergesidir

Pandemi sonrası örnekleme yaptığım ülkeler ile Türkiye'nin durumu karşılaştırma yapılamayacak kadar negatif görünüm vermektedir. . Yani Türkiye ekonomisi hastadır ve daha uzun süre hastanede yatmaya devam edecektir. İnşallah bu süreç ekonominin entübe olmasına kadar gitmez.